Anılarınızı gönderin, paylaşalım!!!Anılarınızı gönderin, paylaşalım!!!

Ahlen,15.07.2009

Meyvelerimiz

 

Elvan çeşit meyveler,

Bahçesi güzel,sahibi ona keza,

Elması,üzümü,kayısı,

Kurusu,yaşı,çağlası.

 

Güzün dökülür yaprakları hazin hazin,

Gelince kış, dalarlar derin bir uykuya,

Bekler hepsi sabırsızlıkla,

Derin kış uykusundan uyanmaya.

 

Bir ayrı kokar bahar gelende,

Türlü türlü çiçekleriyle,

Süslerler adeta kara toprağı,

Doğayı, bahçeleri, insanları,

Kuzular bir ayrı meler,

Kuru samandan bıkan koyunlar,inekler,

Susamış yeşilliğe cümlesi,

Bir ayrıdır sevinçleri,

Koşarak giderler, bağa, dağa.

 

Elmalar içinde amasya hası,

Bir ayrıdır hevengin tadı,

Görünce göğ üzümü,

Sararınca bir ayrıdır tadı,

Daha beklersin sık üzümü,

Kadın parmağı, kadın parmağı,

Ayrıdır sarması, yaprağı,

Pahalıdır satımda üzümü,

Sanki bir kadının nazık parmağı.

 

Alaca üzümü alaca üzümü,

Köşe bucak kapmaca,

Seninle başlar mevsimi,

Yana yana arayarak.

 

Kara hevenk, mor hevenk,

Bunları yemesi ayrı bir zevk,

Kışın aranır gemriyle ak hevenk,

Göcort ile imam üzümü,

Ana maddesidir, pekmezin,

Bandırmayla köfterin.

 

Keselersin güz gelince,

Kara üzüm, sık üzüm,

Çökünce soğuklar,

Bir ayrı olur onların,

Kemirmesiyle yemesi.

 

Nesiller geçmiş üzerinden,

Kimler yememiş,kimleri görmemiş ki,

Hangi olaylara tanık olmamamış,

Tadı başka, adı başka,

Ben diyeyim yüz,sen de iki yüz,

Meşhur Motorcu’nun asma üzümü.

 

Daha bilmem ne kadar,

Çeşitler çok o kadar,

Sor Guldur Memed’e göğ üzümü,

Hangi bağın kaçıncı karığı,

Hatta kaçıncı üzümü,

Okusun sana künyesini.

 

Akşam elması, Ankara Güzeli,

Yokuşun altındadır siğil elması,

Büyük müdür büyük mü,

Ekşimidir ekşi,

Nenemin gönen elması.

 

Gulamda olur elmanın hası,

Zorludur daladabirin toplaması,

Yenmez yazın datlıbaaş ile hayvan elması,

Gelince kış,

Aranır davşanbaşı.

 

Bitmez toplamakla döküntüsü,

Etmez para kalıntısı,

İthal ettiler goldeni,

Kıskandırdı arapkızını, stargini,

Şeftali ile kayısı,

Armudu cabası,

Çeşitleriyle eriklerin,

Hasıdır beyaz kiraz hem napolyon,

Aranmaz oldu artık,

Sultanisiyle piç vişnesi.

 

Var idi asırlık karadutlar,

Hem Dolay’da,okulda,Aşağı Köy’de,

Bakmazdım yüzüne pek,

Var iken mor dudumuz,

Ak dudun nesi var.

 

Olunca çok,bilinmez kıymeti,

Alıç ile iğdenin,

Bakmaz yüzüne pek,

Olgunlaşmış yimişenin.

 

Daha nicesini sayayım,

O güzel meyvelerin,

„Tüfek çıktı,bozuldu mertlik“

Dururken pasta orada,

Bakılmaz oldu kaklara,

Kakçıyız kakçı,

Hem de kakçıların hası,

Tren yoludur istikametimiz,

Dereyüzü Çölmekçi’den ilerisi,

Gittikçe dolmuşla,

Ayrıdır rüzgarın sesi.

 

Bilebildiğim bu kadardır benim,

Varsa bilen çoğunu,

Göndersin bana ismini,

Minnettarım bilsin kendisi.

 

Mustafa Dumlu